Abdülhamid Sözleri, Hakkında Söylenenler

Abdülhamid Sözleri Abdulhamid’in son sözleri. Osmanlı İmparatorluğu’ndan onlarca padişah gelip geçti ama en çok konuşulan hükümdarlardan biri oldu.

Abdülhamid Sözleri

Göreceksiniz yüzbaşım; İttihatçılar Turancılık gayretiyle hem Rusya hemde İngiltere ile savaşa girse Allah göstermesin bu devletin parçalandığına şahit olacağız.

33 sene devletim ve milletim için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hâkimim Allah, bunu muhakeme edecek ise Resulullah’tır. Bu memleketi nasıl bulduysam öyle teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Allah’ın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki düşmanlarım bütün hizmetime kara çarşaf örmek istediler ve muvaffak da oldular.

Ben Bizans İmparatoru Konstantin’den daha az haysiyetli değilim. Biraderim hazretlerine (V. Mehmet Reşat) bağlılığımı arzediniz. İstanbul’dan çıkmam! Kendisinin de çıkmamasını atalarımızın şerefi adına istirham ederim!  (Çanakkale Savaşı sırasında her ihtimale karşı saltanatı sozlersitesi.com  Eskişehir’e taşımaya hazırlanan ve Abdülhamit’i İstanbul’da bırakmayıp yanında götürmek isteyen Sultan V. Mehmet Reşat’a, Başmabeyinci Tevfik Paşa aracılığıyla gönderdiği cevap.)

Beni evhamlı sanıyorlardı hayır! Ben sadece gafil değildim, o kadar.

Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili’nin (Muhammed) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem!

Biz bu sahalardan çekilelim, emin olun ki buralar daimi karışık ve iğtişaş (özü kaybettirilmek istenen) sahalar haline gelecektir.

Biz her şey olabiliriz. Cahil, tecrübesiz, hatalı bir siyasete kapılmış olabilir ve zararlar da verebiliriz ama Osmanoğulları olarak nasıl vatan haini olabiliriz?

Bizi yükselten dinimize karşı duyduğumuz büyük aşktır.

Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder.

Düşmanın kurtuluş reçetesi öldürmek içindir. Esaretin bir çeşidi de borçlandırmadır.

Ha kendi evlatlarım, ha millet, farkı yoktur.

İcabı halinde donanmayı kaybetmemek için canımı vermeye hazırım.

Kırk yıl şu devletlerin birbirine düşmesini bekledim. Onlar birbirlerine düştü, şimdi ben tahtta değilim.

Millet birbirini kırıp geçireceğine bırakın beni öldürsün.

Savaş yalnız sınırlarda olmaz. Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir. Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi, yenilgi kaderdir.

Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor!

II. Abdülhamid Han’ın Kürtlerle ilgili söylediği sözler

Kürt ağalarının bazılarının çocuklarını, İstanbul’a getirip memuriyete yerleştirdiğim için tenkit edildiğimi biliyorum. Senelerdir Hıristiyan Ermeniler nazır [bakan] mevkilerini işgal etmişlerdir. Bundan sonra da kendi dinimizden olan Kürtleri kendimize yaklaştırmakta ne gibi bir zarar olabilir?

Orduda öğrenecekleri “itaat” fikri, kendileri (Kürtler) için de faydalı olacaktır…

Rusya ile harp vukuunda, disiplinli bir şekilde yetiştirilen bu Kürt alayları bize çok büyük hizmetlerde bulunabilirler.

Abdülhamid ile ilgili söylenen sözler

1908 Meşrutiyetine kadar İstanbul’da elektrik yasaktı. Sultan Abdülhamit’in vehmi yüzünden. 19 Ağustos’ta cülus donanmasını yağ kandilleri ve havai fişeklerle yapardık. Ertesi günden başlayarak bütün gazetelerde vezir ve paşa konaklarınının donanma haberlerini görmeli idiniz. Sütunlarca. sozlersitesi.com  Ufacık mumlu kandillerin adı Kandil-i Süreyya Mesil idi. – Falih Rıfkı Atay

Abdülhamid’i kötülemek cehalettir. – Ali Rıza Alp

Abdülhamid’in yönetim tarzı azami müsamahadır. – Mustafa Kemal Atatürk

Abdülhamit devrinin her 24 saati bin muamma ile doludur. – Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu

Abdülhamit’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır. – Necip Fazıl Kısakürek

Babam doğru ve tam dinî itikada sahip bir Müslümandan başka biri değildir. Beş vakit namazını kılar, Kur’ân-ı Kerîm okurdu. Daima camilere devam ettiğini, Ramazanlarda Süleymaniye Camii’nde namaz kıldığını, o zamanlar camide açılan sergilerden alışveriş ettiğini hikâye tarzında anlatırdı. Babam herkesin namaz kılmasını, camilere devam edilmesini çok isterdi. Sarayın husus’i bahçesinde beş vakit Ezân-ı Muhammedi okunurdu. Babamın bir sözü vardı: “Din ve fen,” derdi. “Bu ikisine de itikat etmek caiz” olduğunu söylerdi. – Ayşe Sultan

Bize ümmetin günahını kendinde bulmak, kendinde yenmek,kendisiyle fenaya erdirmek isteyen ruh dünyasının kahramanları lazımdır. – Nurettin Topçu

Bu hain herif (II. Abdülhamid), istese, bir anda her şeyi yapar; memleketi bahtiyar eder; etrafındaki alçakları dağıtır; hem memleket, millet bahtiyar olur, hem kendisi diyordum. Fakat bu adamın senelerden beri kan içmeye alışmış olduğunu ve insanın itiyadından vazgeçemeyeceğini düşündükçe, şahsına karşı fevkalade bir adavet (hissediyor) ve herhalde bunun vücudunun ortadan kalkmasının en selim bir çare olacağını düşünüyordum.”- Enver Paşa

Çok hassasiyetli, azametli idi. Hiç şüphesiz şahsen merhametli idi. – Fethi Okyar

Çok şerefli bir adam öldü. İsteseydi Topkapı Sarayı’nın bütün mücevherlerini götürür ve öyle bir ordu kurup dönerdi. – Mustafa Kemal Atatürk

Dünya Yahudiliği’nin Filistin’e yerleşmesi Sultan Hamid zamanındadır. – Yalçın Küçük

Dünyanın son hükümdarı, son evrensel imparator II. Abdülhamit Han’dır. – İlber Ortaylı

Hamid, bir politika okuludur ve soğukkanlı incelemeden bugünü anlamak zordur. – Yalçın Küçük

Hamid, Mustafa Kemal ve II. Mahmut ile birlikte son iki yüzyıllık tarihimizin en önemli üç yöneticisinden birisidir. Yaratılmak istenen toz dumanın aksine, otuz üç yıllık saltanatında, siyasi ve adli sadece dokuz idam olmuştur; kuşkusuz, bunlardan birisi, büyük yenilikçimiz Mithat Paşa’dır. – Yalçın Küçük

Hamidizm’den iki yol çıkar. Biri, Kemalizm ve diğeri Enverizm’dir. – Yalçın Küçük

  1. Abdülhamit, meziyet ve kusurları ile son imparatordu. Ondan sonra Osmanlı tahtının bir pırıltısı ve ağırlığı kalmamıştı. – Turgut Özakman (Diriliş/Çanakkale 1915’ten)

İlk şaşırmak ilk adımda başladı diyorum. Daire-i hususiye bu mu idi? – Halit Ziya Uşaklıgil

Kemalizm içe dönük ve kurucu idi. Enverizm dışa dönük ve yayılmacıdır. Hem Enver Paşa hem Kemal Paşa, kişiliklerini ve formasyonlarını, Hamid’in saltanatında buldular; Hamid, Ermeni Politikası’na kadar, hem içte hem dışta modern bir prens sayılıyordu. Daha sonraki yıllarda üstü örtülmesine karşın hep modernizatör bir despot olarak kaldı; özgürlüklerden korkuyor ve modernizasyondan vazgeçemiyordu. – Yalçın Küçük

Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak, halbuki biz sussak tarih susmayacak, tarih sussa, hakikat susmayacak. – Sezai Karakoç

Padişah Abdülhamit sayesinde Batı âlemi, bilhassa Dışişleri teşkilatları; Halifeye, İslâm âleminin Papası gözüyle bakıyorlardı. Onun bu sıfatla kullanabileceği nüfuzdan çekiniyorlar, hattâ korkuyorlardı. – Wanbery

Sen bir anne gibi tuttun ufukları. – Sezai Karakoç

Sen değil naşın hükümdar olsa elyakdır bize/Dönsün etsin taht-ı Osmaniye tabutun cülus – Ahmet Rasim

Toplumun en büyük haksızlığa uğramış tarihî şahsiyetlerinden biri, II. Abdülhamid’dir. Kendisinden önceki devirlerin ağır yükünü omuzlarında taşıyan, en güvenebileceği adamların ihanetine uğrayan ve dağılmak üzere olan içi dışı düşman dolu bir imparatorluğu 33 yıl sırf zekâ ve hamiyeti ile ayakta tutan bu büyük padişahı katil, kanlı, müstebit, kızıl sultan, cahil ve korkak olarak tanıtılmış, daima aleyhinde işleyen bu propagandanın tesiriyle de böyle tanınmış talihsiz bir insandır.  – Nihal Atsız

Türk ilericiliğinin bête noire’ı Hamid, aşırı vesveseli, her türlü özgürlükten korkan, ancak imparatorluğu yaşatabilmek için büyük reformlar yapılmasına inanmış ve bunları başlatmış bir Osmanlı prensi idi. İmparatorluğun artık Batı’da kalamayacağını görebilecek kadar realist idi ve Doğu’ya kaydırmak istiyordu, bu amaçla, Şii imasından çekindiği için soyadını “Afgani” olarak değiştiren İrani Cemalettin ile Panislamizme sarılıyordu. – Yalçın Küçük

Yahudiliğin Filistin’e yerleşmesinde “Mikve İsrael” çok çok önemlidir. “Mikve” İspanyolca’da, “umut” demektir, İbrani “Tikve İsrael” diyorlar; o zamanki Osmanlı memaliki ve bugünkü İsrail’de kurulan tarım okulu ve çiftliğidir. Benzeri Aydın’da da kurulmuştur. Hepsi, Hamid zamanındadır. İstememiştir, ancak kapıları açmıştır. Kuşkusuz Sultan Hamid, ürkmüştür, sonra önlemeye çalıştı. Ama atı alan Üsküdar’ı geçmişti. – Yalçın Küçük

Ettiği Dua

 Heybetli Osmanlı padişahlarından birisi olan II. Abdülhamid Han’ın meşhur duası…
Büyük üstad Necip Fazıl Kısakürek tarafından kaleme alınmış “Ulu Hakan II. Abdülhamid Han” isimli kitabından alınmış olan ve gönülleri titreten, tüyleri ürperten o güzel dua…

Zalimler için yaşasın cehennem… İşte sizler için Büyük Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid Han’ın o güzel duası…

Allahım helal etmiyorum!

Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum!

Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili’nin (SalAllahu Aleyhi ve Sellem) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem !

Allahım! Mukaddes isimlerine kurban olduğum Allahım !

Ya Âdil !

Bana “Kızıl Sultan” adını takan ve devrilmem için ellerinden geleni yapan Ermenileri, şimdi beni devirenlere parçalatıyorsun !

Bu cellatları da, kim bilir, kimlere parçalatacaksın ?

Fakat yâ Rahman !

Adaletinle tecelli edersen hepimiz kül oluruz !

Bize acı !

Resûlünün, Sevgilinin, Kainatın Efendisinin nurunu kaydeder gibi olduğu için bu hale gelen millete, rahmetinle, fazlınla, lütfunla tecelli et !

Yâ Kâdir !

Kundaktaki yavruyu gagasına almış, kaçıran leş kuşunu düşürüp çocuğu kurtarmak ancak senin kudretine sığabilir. Leş kuşlarının gagasında kundak çocuğuna dönen milletimi kurtar Allahım !

Ya Ma’bud !

Ömrümde tek vakit farz namazı kaçırdığımı hatırlamıyorum !

Ama tek vakit namazım olduğunu iddiaya da nefsimde kuvvet bulamıyorum !

Huzurunda eğileceğime kaskatı kalıyorum ve duada ruh teslim edeceğime yatağımda kıvranıyorum! Sana kulluk gösteremeyen bu kulunu affet Allahım! Eğer, yılları tesbih dizisince süren hükümdarlığımda Seni bir kere anabildim, Resûlüne bir an bağlanabildimse, duamı, o bir kere ve bir an yüzü suyu hürmetine kabul et !

Yâ Sübhan !

Şu titrek elleri, Kıyamet gününde sana “Ümmetim, ümmetim !” diye yalvaracak olan Habibinin eteğinde, şimdi “Milletim, milletim!”diye dilenen bu ihtiyarın duasını geri çevirme! Milletimi evvelâ “Ba’sü ba’de’l-mevtsiz” bir ölümle yok etmeye götüren sahte kurtarıcılar ve sahte kurtuluşlardan kurtar; ve ona bir gün gelecek kurtarıcıları, gerçek kurtuluşu nasib eyle !

Benim artık bu dünya gözüyle görebileceğim hiçbir saadet ümidim kalmadı.

Bari felâketi olsun bana daha fazla gösterme Allahım !

Ayakta duramaz, haldeyim !

Vadem ne gün dolacak Allahım ?

 

Bu sözlere tepkiniz nedir?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.