Hz. Ebubekir Sözleri

Hz. Ebubekir Sözleri Facebook, Twitter, Whatsapptan ücretsiz bir şekilde paylaşabilirsiniz.

Hz. Ebubekir Sözleri

Akrabalar arasındaki düşmanlık ormana düşen ateşten farksızdır.

Olgun kimse affetmeyi borç, iyilik etmeyi farz olarak kabul eder.

Veciz konuşmanın sırrı, fuzuli sözleri terketmektir.

Hz. Muhammed(S.A.V)’e tapan bilsin ki O öldü. Allah’a tapan bilsin ki Allah ölmez. (Peygamber efendimizin ölümünden sonra Müslümanları teskin eden sözü.)

Şu dört özelliği taşıyan Allah’ın iyi kullarındandır: Tövbe edene sevinen, günahkarın bağışlanmasını dileyen, kötüye(ıslahı için) dua eden, iyiye yardımda bulunan.

Şayet ben Allah’a ve Resulüne karşı gelirsem, bana itaat etmeyiniz.

Dört şeyi dört yere bırakın; Uyumayı kabre. Rahatı sırat köprüsüne. Övünmeyi mizana. Arzu ve istekleri cennete.

Kitaplar akıllı kişilerin bahçeleri, faziletli kişilerin güzel kokulu çiçekliğidir.

Övünmeyiniz! Hem topraktan yaratılmış, hem de toprağa dönünce kendisini kurtların yiyeceği insanın övünmesi neye yarar!

Ne söylediğini, kime söylediğini ve ne zaman söylediğini unutma.

Kendine kabir değil, kendini kabre hazırla.

Haramı terketmek, helali talep etmekten hayırlıdır.

Kabre azıksız giren, vapursuz denize çıkmış gibidir.

Komşunla münakaşa etme; zira misafirler gider,o kalır.

Nefsini ıslah et ki, halk da sana bağlanmış olsun.

Sabredin, her şeyin başı sabırdır.

Kalp katılığı, çok yalan ve hasetten meydana gelir.

Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir.

Seni anlamaktan aciz olduğunu anlamak, gerçekten seni anlamak demektir.

Allah ile mahlukatından hiçbiri sozlersitesi.com  arasında bir nesep bağı yoktur. Allah’a yakınlık ancak O’na itaat ve emirlerine tabi olmakla mümkündür.

Allah, kulunun amelsiz sözünden razı olmaz.

Çok söz, kişiyi unutkan yapar.

Hakk’ı tanıyan ariflerin kölesi ol!

Sana yol göstermek isteyenden hâlini gizleme! Aksi takdirde kendini aldatırsın.

Kendini ıslah et ki, insanlar da sana karşı iyi davransınlar.

Dört kimse Allah’ın salih kullarındandır:
1. Tövbe eden kişiyi gördüğü zaman sevinen.
2. Günahkârların affı için Rabb’ine yalvaran.
3. Din kardeşine gıyabında dua eden.
4. Kendinden muhtaç kişiye yardım ve hizmette bulunan.

Benim nezdimde sizin en kuvvetliniz, hakkını alıncaya kadar zayıf olan kimsedir. En zayıfınız da ondan başkasının hakkı alınıncaya kadar güçlü kimsedir.

İman sadece camilerde, mal cimrilerde, silah korkaklarda, yetki zayıflarda olursa işler bozulur.

Akıllı kimse takva sahibi olan, akılsız da zalim olandır.

Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de vereceğini vaat ettiği mükâfatı azap ile birlikte zikretti ki, bu vesileyle kul ibadete rağbet etsin ve azaptan korksun.

Bir hayrı kaçırırsan onu yakalamaya çalış. Elde edince de onu geçmeye bak. Daha güzelini yapmaya gayret et.

İnsanlara iyilik etmek, kişiyi afetlerden ve belalardan muhafaza eder.

Şöhretten kaç ki, şeref seni takip etsin. Ölüme karşı hazırlıklı ol ki, sana hayat verilsin.

Hiçbir bela yoktur ki, ondan daha kötüsü olmasın.

Sabırda zarar; hüzün ve telaşta fayda yoktur.

Sabır imanın yarısı, yakin ise tamamıdır.

Allah’tan afiyet isteyiniz. Hiç kimseye yakinden (kati bir imandan) sonra afiyetten daha faziletli bir şey verilmemiştir.

Bana göre afiyette olup şükretmem, imtihan edilip sabretmemden daha makbuldür.

Dünya müminlerin pazarı, gece ile gündüz sermayeleri, güzel ameller ticaret malları, cennet kazançları, cehennem de zararlarıdır.

Hazret-i Peygamber’e salâvat getirmek günahları, suyun ateşi söndürmesinden daha çabuk yok eder. Ona (muhabbet ve ihlasla) selam göndermek pek çok köle azat etmekten daha faziletlidir. Rasulullah sallâllâhu aleyhi ve sellemi sevmek ise riyazet ve mücahededen, Allah yolunda kılıç sallamaktan daha üstündür. (Bağdadî, Târihu Bağdâd, VII, 161)

Allah dostları (mizaçlarına göre) üç sınıftırlar. Her üç sınıf üçer alametle bilinir:
Birinci sınıf (Hak dostları), havf (korku) hâlinde olanlardır. Bunlar:
1. Daima mütevazıdırlar.
2. Hayır, hasenatları ne kadar çok olsa da onu az görürler.
3. En küçük hatalarını bile büyük görürler. (Zira kime karşı günah işlediklerinin farkındadırlar.)

İkinci sınıf (Hak dostları), recâ (ümit) sahibi kimselerdir. Bunlar da:
1. Her hâl ve hareketlerinde insanlara fazilet ve güzellikler sergileyerek örnek olurlar.
2. Mallarını Hak yolunda sarf ederek insanların en cömertlerinden olurlar.
3. Allah’ın kullarına karşı daima hüsn-ü zan içindedirler.

Üçüncü sınıf (Hak dostları) ise aşk ve muhabbet vecdiyle Rabbi’ne ibadet edenler (arifler)dir. Bunlar da:
1. Sevdikleri şeyleri (Allah için) infak ederler.
2. Her hâl ve hareketlerinde Allah rızasını hedeflerler. Bu yüzden cahillerin kınamalarına aldırmaz, onların kaba davranışlarından rahatsız olmazlar.
3. Nefislerine ağır gelen şeyleri nefislerinin muhalefetine rağmen ifaya çalışırlar. Bütün hâl ve hareketlerinde Allah’ın emir ve nehiylerine itaat ederler. (İbn-i Haceri’l-Askalânî, Münebbihât, s. 94-95)

Bu sözlere tepkiniz nedir?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.