Adalet Ağaoğlu Sözleri

Adalet Ağaoğlu Sözleri 20. yüzyılın en önemli Türk roman ve öykü yazarı olan Adalet Ağaoğlu 1929 Nallıhan doğumludur. Sayfamızda Adalet Ağaoğlu sözleri ve kitap alıntılarına yer verdik. En güzel Adalet sozlersitesi.com Ağaoğlu sözlerinden beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızdan yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize gönderebilirsiniz. Sayfamıza katkıda bulunmak, görüş ve önerilerinizi yorum bölümünden bize ulaştırabilirsiniz.

”Beni yalnız yalnızlığım çoğaltır.”

”Sevileni mülk kılmak, ne iğrenç!”

”Ölmüşüm gibi sevme…Yaşıyorum.

”Yürek başkaldırır, hayatsa sınar.”

”Seninle bir deniz kıyısı özlüyorum. Yaz bunu…”

”Madem ki intihar etmiyoruz, içelim o zaman.”

”Hayatla piştiği gibi kitapla da pişmeli insan.”

”Her şey için hep erken. .. Sonuç: Geç kalmak.”

”Yeterince karanlık değil. Gece dediğin katran gibi olmalı.”

”Cahilleri çarçabuk doyuma ulaştıran sloganlardan bezginim.”

”Bu benim en sevdiğim ışık; sütmavisi aydınlık.”

”Neyse ki yaram hep usul usul kanıyor. Beni o ısıtıyor.”

”Bana gülümsemeyin. Bana inanın. Anlayın.

”Sabrın panzehiri hazım. İntikamın panzehiri hazımsızlık.”

”Yürümeyenin pabuçları da paçası da temiz kalır.”

”Seni hep büyük ölçüler, engin ufuklar kadını olarak düşünürdüm.”

”Yaşamamışların koydukları kurallarla her şeyi nasıl genelleyiveriyoruz.”

”Yazar, kendi çaresizliğini yazamaz. Başkalarını yazması da bundandır.”

”Her şeyde haklı ve doğru olmak için her şeyin haklı ve doğru olması gerek.”

”Hukuk olmayan yerde yargı,  aşk olmayan yerde çocuk, hayat olmayan yerde ölüm.”

”Parçalanmış değerler karşısında hayatla uyum sağlamak ikiyüzlülüktür.”

”Her şeyin bir anlamı bulunmalı. Kopuşların olduğu kadar, birleşmelerin de…”

”Arkasından baktım. Sevdadan ezilmiş değil, sevgisinden büyümüş bir gidişi vardı.”

”Sevmek anlamak mıdır? Anlamak hoş görmek midir? Hoş görmek yok olmak mıdır?”

”Nicedir hüzün ve acı ne denli büyük olursa, o denli çok gülünüyor.”

”Ortak yol: Baskıya, zulme, şiddete karşı elinin emeği alnının teriyle daha temiz bir yarının yolu.”

”Yürek başkaldırır, hayat sınar ve asla bağışlamaz.

”Kitaplardan edinilen bilgiler önce kafadan geçiyor, hayattan öğrenilenler, önce yürekten…”

”Ama ‘ özgürlük bedava değil. Hayatın en pahalı şeyi. Pahası oranında da değerli.”

”Delerek geçen acı, ancak delerek geçen acıyla karşılaştığında anlam kazanabilirmiş meğerse.”

”Hayatlarımız ne kadar başkalarına bağlıysa, ölümlerimiz de başkalarına bağlı.”

”Benim asıl ümidim ümitsizliğimdir! Mutluluksa mutsuzluğun bilincinde olmaktır.”

”İnsanın, yaşamında, hoşnut edilmeye değer üç beş kişinin kalmış olması az şey midir?”

”Hayat karmaşık, anlaşılmaz. Onu anlaşılır kılığa sokmaya çalışan ise sadece sanat. Sanat!..”

”Yine de başkalarının kaybı kendininkiler kadar acı vermez kimseye…”

”Yahu, unutsana artık. Kaç yıl geçmiş. Hatırası kıt kocakarılar gibi dönüp dolaşıp aynı noktaya takılıyorsun.

”Her durumda özgür kimliğimizi koruyabilmek ancak edimle söylenebilecek şu tek ve son söze bağlı: Hayır…”

”Kitap! Okunduğunda kimsenin hayatı pat diye değişmiyor ama, gelecek adına “hayat”lar kayda geçiyor.”

”Özür dilemeniz gerekmez. Zaten bugün bütün dünyada şiir, yalnız şairler için yazılıyor, deniyor.”

”İnsan krepon kağıdından kanatlar takınca kelebek olduğuna inanır. Koyun postunda koyun, kurt postunda kurt… Ülkü de giydirilebilir üstünüze ve Etlik tepeleri dağ görünür gözünüze.”

”Bilinmedik, ezberlenmedik bir şeylerin kalmış olması, ikili ilişkilerde demek istiyorum, aşınmamışlık, aşınmazlık.. aşılmazlık..”

”Bir adamın fikrinde iki ince gül birden olmaz. Birinin suyunu öteki, ötekinin suyunu beriki çalar. Ne biri onar, ne öteki.

”Zaman, sen ne büyük öğretmensin, ah saygıdeğer zaman, sen ne büyük bir bilgesin! Gaddar bir bilgesin ama. Acımasız…”

”Acıya bulandıkça kaçınılmaz biçimde buruklaşıyoruz. Yüreklerimiz kanırıldıkça, üstümüze kapaklanmak zorunda kalıyorsak da bakma…”

”Apaçık olmak suçtur. Apaçık olmanın cezasız kalmayacağı bir yerdeyiz henüz. Ben de diyordum, bakalım benim apaçıklığım ne zaman cezalanacak?

”Bak işte şu an, kendinin olsun, başkalarının olsun yanlışlarımızı unutmanın tam sırası. Hatta o yanlışları sevmenin. Yanlış insanlıktır.”

”Gelmeyeceğinden en küçük bir kuşku duymaksızın bir şeyi beklemek.Böyle bir bekleyiş hiç unutturamaz kendini.Aynı durumdayım.”

”Bir insan narkoz almadan, kesilip biçilecek yerini uyuşturmadan kendini kendi eliyle ameliyat eder, bunu da ölmeden başarırsa, insanoğlu için yaşamın en güç yanını, adı yapayalnız olmak denen şeyi de başarır.”

”Yitirilen inançların yerine , durum zorluyor diye , acilen yarım yırtık yeni inançlar koyuveriyorsan , sözler sitesi utanmamak için, salt utanmamak için yeni inançlar edinmişsin gibi dört dönüyorsan ortalıkta , daha çok utançlar yaşarsın.”

”Acaba hiç kendim olmuş muydum? Hiç kendimiz olduk mu? Görevlerin birlikte götürülmediği bir yerim oldu mu hiç?”

”Her şey, her an değişiyor. Onun için de sahici ebedi aşk yoktur. Mutlusu, mutsuzu; birliktelik yoktur. Sadece bedenin tutkuları…”

”Kendimi dinliyorum. Ne öfke ne sevda. Hiçbir şey yok. Karışık bir yürek. Ortada neler olup bittiğini ayırt edemiyorum.”

”Ne yapsam peki? Kime gitsem? Gidecek kimse yok. Herkes görev başında baksana. Herkes işi gücü bırakmış, başkalarına neyi nasıl yapacağını öğretme peşinde…”

”Hiçbir şeyi unutmuyorsak, bizi, şimdiyi, bu zamanı da unutmayalım. Bu güzel oda müziğini unutmayalım; direnişini çalgıların…”

”Tam başlandı, bir yerde koptu anlatılmak istenen.Ya kendimizden korkuyoruz ya çevremizden. Ne olduysa oldu şöyle iyi bir açılıp dökülemedik.

”Tarihte nice ulak, nice komutandan fazla işe yaramıştır. Bunu küçümseyemezsin. Güvensizlik mikrobu ortalığa ne kadar saçılmış olursa olsun, bunu karşıtıyla yenebilirsin…”

”Devrimcilik, toplumculuk, sanat, sanatçılar…Hepsinin bu derece yozlaşmış olabileceğine inanamıyorum. İnsanlığını zaten yitirmiş tutuculardan, tek hedefleri çıkarları olan sağcılardan söz etmiyorum.”

”Ey hayat! Sen ne büyük okulsun. Her yere dalıp çıkmak gerek. Gözünü kafanı her şeye açık tut sen, ağzını değil. İyi ama, yazmak ağzı açmak değil mi? Yaralının neresi karşı duruş, muhalefet değil mi?”

”Bir insan narkoz almadan, kesilip biçilecek yerini uyuşturmadan kendini kendi eliyle ameliyat eder, bunu da ölmeden başarırsa, insanoğlu için yaşamın en güç yanını, adı yapayalnız olmak denen şeyi de başarır.”

”Zaman, sen ne büyük öğretmensin, ah saygıdeğer zaman, sen ne büyük bir bilgesin! Gaddar bir bilgesin ama. Acımasız. Gerçekler biraz da saklanmalı değil mi? Birazcık, çok değil. İnsanları içkide boğulmaya ya da beynine bir kurşun sıkmaya kalkıştırmayacak ölçüde olsa yeter.”

”Bu ülke düşünce insanlarımızı yerden yere çaldı, onları vurdu, vuramadıklarını yaraladı, bilim yuvalarının dışına kovdu; yetmedi, vatan sınırlarının dışına kovdu. Eğer arada sırada onlar için birazcık iyi bir şey yapmak zorunda kaldıysa, bunda da hep geç kaldı.

Yorum yapın