İbrahim Tenekeci Sözleri

İbrahim Tenekeci Sözleri Sayfamızda 1970 yılında Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde dünyaya gelmiş olan İbrahim Tenekeci sözleri ve kitap alıntılarından en güzellerini bir araya getirmeye çalıştık. Şair ve deneme yazarı olan İbrahim Tenekeci sözlerinden hoşunuza gidenleri sosyal medya hesaplarınızdan yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize iletebilirsiniz. Sayfamıza katkılarınızı bekliyoruz.

İbrahim Tenekeci Sözleri

”Vicdan, ruhumuzun kalbidir.

”Yüreğim! Toparlan gidiyoruz…”

”Bir ölüm kaldı özü sözü bir…”

”Göç alan şehirler gibi gözlerin.”

”Yaşamak ne zor, kalbi olana…”

”Kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana?”

”Dünya küçük demişlerdi, nerdesin?”

”Allah, derdimizden büyüktür. Çok şükür.

”Yaşlılık, ölümün tadını çıkarmak olmalı.”

”İçinizde olmayanı dışınızda bulamazsınız.”

”Ağzın tat görmesin hayat, kandırdın beni.”

”Hava soğuyunca, gölge veren ağaçları unutursun.”

”Ve mirastan güzeldir babadan kalma öğüt.”

”Mesafe iyidir, ayrılık değil!”

”Zor tutuyorum kendimi, dökülmemek için…”

,

”Şiirler yazdım zoruma gitsin diye diyecektim, demedim.

”Yalnızca yalnızlık soruyor beni, sadece şiire sözüm geçiyor.”

”Ölüm, biriktirdiğimiz şeylerin altında kalmak olmalı.

”Kalbe dokunmayan her şey eksik kalır.”

”Önceden kış beyaz olurdu. Şimdi kışa kara diyorlar, eşyaya ise beyaz!”

”Sevgili veya uçurum, aynı şey, bak sözlüğe.

”Cana susayan ölüm yirmi dört saat açık.”

”Cana yakın bir ölüm, yaşlılık bu mu?”

”Yürürsen yakındır, bakarsan uzak.

”Bütün ışıkları yanıyor üzüntümün.”

”Bizler misafiriz  ve dünya, misafir terlikleri…”

”Profesyonel kötülerle amatör iyilerin kavgasının içindeyiz.”

”Bir sandalye çektim zor günlerin altına…”

”Bizde yaralar sarılmaz, saklanır.”

”Nur içinde yatsın o kırık heves…”

”Herkes bilir, hiç kimse bilmese de, kaybetmek alışkanlıktır.”

”Ölüp kurtulmak, dünya için en doğru teşhis olmalı…”

”Sözlerimiz, amellerimizden sayılmıyor mu?”

”İnsanlık öldükçe nüfus artıyor.

”Kalbinin en mahcup yerine gitmek, yürüyüşlerin en güzelidir.”

“İntihar, can alıcı bir konudur”, dedim. Güldüler…”

”Şunu diyorum: Birbirimizi okunaklı sözlerle sevmeliyiz.”

”Değmiyor bazen uğruna yorulduklarımız…”

”Yolumdan ediyor yaşamak beni.

”Anneler güneştir ve güneşin vurduğu yerde yaşamak biter…”

”İnsanı yoruyor başkasının şarkısı…”

”İnsan bir fabrika olsaydı, ne üretiyor olurdu? Mazeret…”

”Mümkün olsa, ömrümüzü uzatmak için canımızı vereceğiz…”

”Kendimi arıyorum, meşgul çalıyor.

”Sen, hangi kıssadan düştün hisseme?”

”Elimden bir şey gelmiyor deme! Avuçlarında ne dualar gizlidir…”

”En iyisi, hiçbir yerin yerlisi olmamak, hep yabancı kalmak…”

”İnsanın yerini bulması zordur. Fakat Hak, her daim yerini bulur…”

”Kaçan da Allah’ı yardıma çağırır, kovalayan da…”

”Aklınız neredeyse, ahlakınız da oradadır.

”Anladığım kadarıyla hayat, kimseyi memnun etmeyen şiir antolojilerine benziyor.”

”Düşüyor içime dipsiz bir kova yaşamak ne zor kalbi olana.”

”Yeryüzünde insana en çok benzeyen şey kibrit çöpüdür. Çünkü her ikisi de kafa tutunca yanar…”

”Ölümden korkuyor musun diyor okurun biri neden korkayım, ona ne yaptım ki.”

”Bu dünyadan bize kalacak olan;  gözümüzün gördükleri değil, gönlümüzün duyduklarıdır

”Ters çevrilip çalkalanmış gibiyim ve şu sıralar, kendime pek hürmet edesim gelmiyor…”

”Bazen olur: Günler geçmez, sen günlerden geçersin.”

”Dünya, gerçek insanlar için, güvenli bir yer olma özelliğini yitirmiştir.”

”Sükûtun konuşma yerine geçtiği hâller vardır.O hâller ne güzeldir.”

”Kimseyi kıramam ben kendimden başka. Dümen bile kıramam incinir diye rota…”

”Hayat, ölecek olanların ölenlere ağlamasından ibarettir.”

”Müsaitsen şayet; seninle biraz kavuşmaya’ ihtiyacım var…”

”Ölüm, biriktirdiklerimizin altında kalmak olmalı.”

”Namaz beş vakit, ahlak ise yirmi dört saat farzdır.”

”Kırgınım. Ve bunun ne anlama geldiğini henüz ben de bilmiyorum…”

”Yoruyor, yaralıyor dünya işleri.”

”Uçsuz bucaksız bir dolaptır dünya. Bizler onun sayısız çekmecesi…”

”Bazen oluyor; Kaçmak değil de, gitmek duygusu.”

”Ahlaksızın ahlak, haksızın hak, zalimin merhamet dersi vermeye çalıştığı günlere geldik.

”Irmağın akıp gitmesini beklersek; gözlerimiz geçer ancak karşıya.”

”Bir insanı yaşamıyorken görmek, ölürken görmekten daha acıklıdır…”

”Dünyadaki en eski şey, insanın insana verdiği acıdır.”

”Dağıtmıyor hiçbir güneş ruhumdaki sisi. Ve ben hala yarın güzeldir diyorum, kalmasa da albenisi.”

”Sıradışı olmak için, illa sırayı bozmak gerekmez. Lütfen sıraya giriniz. Ama mevsimler gibi…”

”O kadar hızlı yaşıyoruz ki, bazılarımızın ölmeye bile vakti yok…”

”Nereye gidersem orası senin yurdun. Çünkü aklımdan çıkmıyorsun.”

”Kendinizi zor tuttuğunuz anlar vardır. Olgunluk, işte o noktadan sonra başlar.

”Gerçi söylenmez böyle şeyler ulu orta, aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim.”

”Yarı yolda bırakılmak diye bir şey yoktur, yol orada bitmiştir.”

”Herkes bir parçamı alıyor hatıra diye. Çöpçü çöpümü, dünya vaktimi, ve ölüm beni.”

”Bir şeyin çaresine bakarken çarenin de ne olduğuna bakmamız gerekiyor.”

”Zor zamanların birinci faydası, dost bildiklerimizi bize yeniden ve sahiden tanıtmasıdır.”

”Çocukluk insanın şiir halidir; diğer dönemleri ise düzyazı.”

”Merhamet, insan olmanın birinci şartıdır. O yoksa, hiçbir şey tamam değildir.”

”Sen böyle güzelken bana söz düşmez. Bakma, şiirler yazdığıma.”

”İnsanları yakından tanıdıkça, kiminin altını çizersiniz, kiminin üstünü…”

”Bu dünyadaki en hassas terazi, insanın içidir. Yaptığımız iş içimize siniyor mu?”

”Bağırıp duruyorum denizin ortasında, su buradan ne kadar uzakta…”

”Görünce mutlu olduğumuz insanlar vardır. Allah o insanların sayısını arttırsın.

”Neyin var’ sorusuna maruz kalmamak için gülümsemişliğim çoktur.”

”Daima aklımızda bulunsun: Doğruların gözle görülmeyen orduları vardır…”

”Düzgün ve temiz bir hayat, bütün kötü planları alt üst eder.

”Bazı güzellikleri ve incelikleri görmeye gözümüz yetmez. Gönül, işte bunun için vardır.”

”Kadın insanı rezil de etmez vezir de,  sen ne olmak istersen sana yardımcı olur sadece…”

”Huzur denilen o mübarek kumaşın, ihtiyacım var her santimine…”

”Atlar, öküzler nasıl yularından tutuluyorsa, insanlar da sözünden tutulur.”

”İstemediğin bir şey olduğunda da, aynı kalabiliyor musun? Mesele budur…”

”Birbirimize küsmüş gibiyiz. Demek ki, sözden daha kıymetli bir yere geldik…”

”Güzel söz, sadece yılanı değil, iyi şeyleri de saklandığı yerden çıkarır.”

”Gidecek yerim yok, gitmekten başka. Omuzumda kol geziyor, yalnızlık!”

”Artık her insanın son kullanma tarihi var. sozlersitesi.com Çünkü karşımızdakine insan olarak değil, imkân olarak bakıyoruz.”

”İkide bir yüzüme çarpılan bir günah gibisin. Yine de seviyorum seni, aklının eremeyeceği kadar. Kalbime sığmaz oldun.

”Çok şükür, tutamadığı kuşu azat edip de bağışlayıcı geçinenlerden değiliz.”

”Dizlerimizi kırıp kaderin karşısına oturduk, Ne diyecek, merakla bekliyoruz.”

”Sesine güvenen kuş gibi ölüm. Konar,ömrümüzün dalına. Fena mı? Fena. Yine akşam oldu, olmasa iyiydi.”

”Gönül rahatlığıyla peşinden gidebileceğimiz kaç insan varsa, işte o kadarız.”

”Ahlaksız insan, dünya güzeli seçilse dahi, çirkindir. Çirkine de gölgesi bile düşmandır.”

”Başımıza gelenlerden korkmadığımız için, bütün korktuklarımız başımıza geldi.”

”Gam çekme gönül, konuşulmayanı da bir bilen, söylenmeyeni de bir duyan var.”

”Herkesin uzağında, o ışıksız evlerde kapı altından giren soğuk gibisin…”

”Derdimi anlattım, sözü yormadan.  Oturup dua ettim, yalvardım; Akıl, git başımdan.”

”Dünya çok acı çekiyor ama kötü insanların şiddetinden değil, iyi insanların sessizliğinden.”

”Katlandığımız değil, razı olduğumuz insanlar dostlarımızdır.”

”Şu sıralar çiğnenmiş bir vasiyet gibi üzgünüm. Anladım ki, adına dünya denilen şey, bana göre değil..!”

”Çocukları politikacıların ve reklamcıların erişemeyeceği yerde saklamalıyız…”

”Allah’a bizleri ölümle tedavi ettiği için şükretmeliyiz. Yoksa hepimiz hırs kanseri olurduk.”

”Kalp, insanın ana yurdudur, baba ocağıdır. Bu topraklar da iyiliğin, merhametin ve şefkatin ana yurdudur.”

”Birçok olumsuz özelliği tescillenmiş insanlar bile, namus konusunda ahkam kesebiliyor, eser verebiliyor.”

”Bilmezdim aşksız yürek ağacın yaprakları döküldüğünde çıplak kalan yuva kadar ürkek.”

”Yazmak, faniliğin saldırısına karşı, bazı yetenekli insanların gösterdiği reflekstir. Refleks ne kadar güçlü olursa, refleks sahibi o kadar uzun yaşar.”

”Dünyaya ait hiçbir şey, kardeşlikten daha kıymetli değildir.”

”Modern zamanlar, uzakları yakın kıldı. Buna karşılık, en yakınımızdaki şeylerin uzağına düştük…”

”Ahlak meclisine nezaket ile girilir. Nezaket, mümini diğerlerinden ayıran özelliklerden biridir.

”Fedakârlık, karşılıklı olur. Biri ‘feda’ ederken, diğeri ‘kâr’ ediyorsa, bunun adı başka bir şeydir ve iyi değildir…”

”Adına yoksulluk dediğimiz şey, yokluktan değil; çokluktan kaynaklanır. Hakkına razı olmayanların çokluğundan.”

”Özlediğim veya heves ettiğim dünya ile içinde bulunduğum dünya arasında, kabul etmek gerekir ki dünya kadar fark var.”

”Bir işin zahmetini çekmeyen kişi, onun değerini bilemez. Bir şeye kolay ulaşan, onu kolay elden çıkarır.

”Kar yağarken serçeleri seyrettim, çocuklarım geldi birden aklıma; sabırsızlanıyorlar büyümek için, gelmeyin, burası derin!”

”Yasin süresinin elli sekizinci ayetinde; onlara merhametli Rabbin söylediği selam vardır, buyruluyor. Ben, işte o selamın peşindeyim.”

”Dünyada misafiriz… Gelip geçici olduğumuz bir yere alışmak, yabancılık çekmemek, bana her zaman garip gelmiştir.”

”Sadece birini okudum ama dört kitapta yeri var; insan ölümlü. Ey ölüm, lafını unutma…”

”Kendimi de koysam ayağımın altına sozlersitesi.com yine de yetişemiyorum ey aşk, omzunun hizasına.”

”Edebiyat, reklam ajansı ya da kâr payı dağıtan bir şirket değildir. Edebiyatı böyle görenler, bir müddet sonra görünmez olurlar.”

”Arkamızda veya önümüzde değil, yanımızda duracak insanlara ihtiyacımız var. Ancak onlarla safları sıklaştırabiliriz.”

”Var’la yok arasında yaşanır bazen aşklar. ‘Gel’ demeye hayat izin vermez. ‘Git’ demeye kalbin…”

”Bir araba kırmızı ışıkta geçti dediğimiz zaman, bu nesir olur. Şiir ise şudur: kırmızı ışıkta geçen gemiler.

”Dünyayla senli benli olursanız, sizi insan yerine koymaz. İnsanlık için mühim biri olanlar, dünyaya ve dünya malına yüz vermeyenlerdir…”

”Sanki bu dünyada cebindeki tüm adresleri kaybetmiş bir yabancı gibiyim… Yolumu şaşırdım…Ve bundandır yordam da bilmeyişim…”

”Kadim kurallarımızdan biri de şudur: ‘Dilini tutan kurtuldu.’ Çünkü dilimiz, bizi, şu ikisinden birine götürür: Saadet yahut felaket.”

”Mesela yaptıkları işlerde değil de, kurdukları ilişkilerle mevki-makam sahibi olanların sayısı hızla artıyor. Bu kişilerin ortak özellikleri, emek ve yetenek düşmanı olmaları…”

”Yaşıyorum, beni meşgul etmeyin. Bu bir cümledir. Fakat isterse dize de olabilir, özlü söz de. İnsan da böyledir. Ne isterse olabilir, Hatta insan bile olabilir…”

”Ömrünün son on beş dakikasını gözlerimin önünde geçiren hasta, son nefesini verirken, not defterime şunu yazdırdıEy ölüm, kaç yıl yaşamam lazım, seni avlamak için!”

“İnsanın sadece acısı değil, bu kadar acımasız oluşu da üzüntü veriyor. Allah hiç kimseyi merhametsizlerin ‘merhametine’ terk etmesin…”

”Stresten kurtulmak için hayatınızdaki fazlalıkları atın; Fazla kilo, fazla insan, fazla plan, fazla hayal, fazla hırs…”

”Çöküşünü seyrettiğimiz şey, merhametimizdir, insanlığımızdır, kardeşliğimizdir. Ötesi yok.”

”Ezici çoğunluğun Müslüman olduğu bir ülkede Müslümanların ezilmesi, ancak beceriksizlikle izah edilebilir.”

”Yapmamız gereken şey, yapmakta olduğumuz bazı şeyleri yapmamaktır!”

”Dünyalık karşısında değişmelerine rağmen, hala dünyayı değiştirme iddiası içindeler ve gerçekten de acınacak haldeler.”

”Her konuyu bilmek zorunda değiliz. Bilgimiz dahilinde konuşalım , yazalım. Bırakalım da bazı şeyleri başkaları bilsin.”

”Adına “kader birliği” dediğimiz şey, ancak kaderi iyi olmayanlarla yapılır. Mesela zenginler kader birliği yapmaz, iş birliği yaparlar.”

”Birbirimizi yanlış anlamak için gösterdiğimiz çabayı, doğru anlamak için gösterirsek, gülme işaretini o kadar sık kullanmamıza gerek kalmaz…”

”Dünyanın dilini bilmiyorum ve öğrenmeye de niyetli değilim.Çünkü bu dil,az harf ve çok rakamdan oluşuyor. Rakamlar ağırlık yapar.Bize söylenen ağırlıklardan kurtulup öyle gelmemiz yahut gitmemiz.”

”Önceden, manzara olsun diye evlerimizin önüne ağaç dikerdik. Şimdi manzaranın önünü açmak için dikili ağaçları kesiyoruz.”

”Mevsimlerden keder mi, söyle. Ne giysem yakışmıyor uçurumlardan başka. Dağıtamıyor hiçbir güneş ruhumdaki sisi. Ve ben hâlâ yarın güzeldir diyorum, kalmasa da albenisi…”

”Ayakta kalan edebiyatçıların, edebiyatı tutunacak dal olarak değil, dikilecek fidan olarak gördüklerini biliyorum. Malum: tutunduğumuz dal kırılırsa uçuruma yuvarlanırız, fakat diktiğimiz fidan kurursa, yenisini dikeriz.

Yorum yapın