Sahur ile ilgili Ayetler

Sahur ile ilgili Ayetler sayfamızda sahur, iftar ile ilgili en güzel ayeti kerimeleri, hadisleri, sözleri sizler için derledik, dilediğiniiz zaman facebook, twitter, whatsapp ve diğer sosyal ağlar üzerinden tüm sevdikleriniz ile ücretsiz bir şekilde paylaşabilirsiniz…

Sahur ile ilgili Ayetler

“Şafağın beyaz ipliği, siyah iplikten sizce ayırt edilinceye kadar yiyin, için ” (Kurnı kerim, el-Bakara süresi, 2/187)

İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah”tan başka ilah olmadığına ve Muhammed”in O”nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe”ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))

Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri,orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. (Buhari, Savm, 2)

Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur
(Müslim, Sıyam 2, (1079))

Oruçlu bir kimse yalanı ve yalanla iş yapmayı terk etmezse onun yemesini içmesini terk etmesine ALLAH’ın hiçbir ihtiyacı yoktur. [Buhari, Savm, 8.]

Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz! (Et-tergib ve’Terhib, 2:83)

Sahura kalkmak berekettir. Bir yudum su içseniz bile onu terk etmeyiniz. Çünkü Allah sahura kalkanlara rahmet eder. (Müsned, 3:44)

Oruç tutun. Şüphesiz oruç Cehennem ateşine ve: dünyanın kötülük ve musibetlerine karşı kalkandır. (Cami’üs Sağir,4:212 )

“Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin.[Buhari, Savm, 9]

Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar
(Tirmizi, Cihad 3, (1624))

Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez
(Buhari, Savm 29)

Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir
(Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83)

Resulullah (sav)’a :” Kadir gecesi (Ramazan’ın neresinde?) diye sorulmuştu. O da, Ramazanın tamamında.” diye cevap verdi. [Ebu Davud, Salat, 324, ( 1387). ]

“Şurası muhakkak ki, Oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır” (Beyhaki)

187- Oruç gecesinde kadınlarınıza yak*laşmak size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbise siz de onlar için bir elbi*sesiniz. Allah nefislerinize karşı hain*lik etmekte olduğunuzu bildiği için tevbenizi kabul etti, sizi affetti. Artık onlara yaklaşın ve Allah’ın size takdir ettiğini isteyin. Fecrin beyaz ipliği si*yah ipliğinden tarafınızdan seçilinceye kadar yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde itikâf-ta bulunduğunuz zaman kadınlarınıza yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın sınırları*dır. Sakın onlara yaklaşmayınız. İşte Allah ayetlerini böylece insanlara açıklar; takva sahibi olsunlar diye.

Nüzul Sebebi

187. ayet-i kerimenin nüzul sebebi ile ilgili olarak da Ahmed, Ebu Davud ve Hakim, Muâz b. Cebel’den şöyle dediğini rivayet etmektedirler: Önceleri uyumadıkları sürece yer, içer ve hanımlarına yaklaşırlardı. Uyudular mı bun*lardan uzak dururlardı. Daha sonra kendisine Kays b. Sırma denilen sozlersitesi.com En-sar’dan bir adam yatsı namazını kıldı ve sonra yemeden içmeden uyudu. Niha*yet sabah oldu. Sabah olduğunda oldukça bitkin idi. Hz. Ömer de uyuduktan sonra hanımına yaklaşmıştı. Peygamber (s.a.)’in yanma gelip durumunu anla*tınca Yüce Allah, “Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak… sonra orucu gece*ye kadar tamamlayın.” buyruğuna kadar olan bölümü indirdi.

Bu durum şunu göstermektedir: Oruç farz kılındığında her kişi kendisi için daha ihtiyatlı olanı, takvaya daha yakın olanı yapmaya gayret gösteriyor*du. Bu durum, bu ayet nazil oluncaya kadar devam etti.

“Fecrin” kelimesinin ibarede bulunması sebebiyle ilgili olarak Zemahşerî şunları söylemektedir:

Eğer Yüce Allah “Fecrin” buyruğunu zikretmemiş olsaydı “iki ip”in istiare olarak kullanıldığı bilinemezdi. O bakımdan “fecrin” kelimesi ilave edilerek, bu beliğ bir teşbih haline gelmiş ve istiare olmaktan çıkmıştır.

Desen ki: Peki, bu beyana rağmen Adiyy b. Hatim nasıl oldu da işin için*den çıkamadı ve durumunu şöylece dile getirdi: Biri siyah biri beyaz iki ip al*dım. Bunları yastığımın altına koydum. Geceleyin kalkıyor ve bu iplere bakı*yordum. Beyazı siyahtan ayırdedemiyordum. Sabah olduğunda Resulullah (s.a.)’ın yanına gittim. Ona durumu bildirince güldü ve: “Gerçekten senin yastı*ğın oldukça sozlersitesi.com enli imiş.” Şöyle dediği de rivayet edilmiştir: “Sen kafası enli (saf*ça) bir kimsesin. Orda kastedilen gündüzün beyazlığı ile gündüzün siyahlığı*dır.” Senin bu soruna karşılık cevabım şudur: (Adiyy b. Hatim) oradaki beyana dikkat edememiştir. Bundan dolayı Resulullah (s.a.) kafasının enli olduğunu söylemiştir. Çünkü bu ifade kişinin uyanıklığının ve dikkatinin azlığına delil*dir.

Desen ki: Sehl b. Sa’d es-Saidî’den gelen şu rivayet hakkında ne dersin: Bu ayet-i kerime nazil oldu ve bu arada “fecrin” ifadesi nazil olmadı. O bakım*dan bazıları oruç tutmak istediklerinde onlardan birisi ayağına beyaz ve siyah iplik bağlar. Bu iplikleri birbirinden ayırdedebilene kadar yemesine ve içmesi*ne devam ederdi. Daha sonra “fecrin” buyruğu nazil oldu. Böylelikle bununla gece ile sozlersitesi.com gündüzün kastedildiğini anlamış oldular.” [114] Bu durumda beyanın te*hiri nasıl caiz olur? Halbuki bu, bir çeşit abesi andırır, zira bundan muradın ne olduğu anlaşılamamaktadır. Delaleti olmadığından dolayı istiare değildir. “Fec*rin” kelimesi zikredilmeden önce de teşbih de değildir. Buna göre ondan haki*katten başka bir şey anlaşılmaz. Halbuki hakikat kastedilmemektedir.

Derim ki: Beyanın ertelenmesinin caiz olmadığı fukaha ve kelamcıların çoğunluğunun görüşü olup aynı zamanda bu Ebu Ali ile Ebu Haşim’in de görü*şüdür. Bunlara göre bu hadis sahih değildir. Bunu caiz kabul sozlersitesi.com edenler ise, şöyle derler: Bu abes bir iş değildir. Çünkü muhatap bundan hitabın vücubunu anlar ve bundan muradın ne olduğunun açıklanmasını istediği vakit de onu yapma azim ve kararını verir. [115]

Yorum yapın